LAPAROSKOPİK VARİKOSELLEKTOMİ
Yazar : Dr. Fırat SARAÇOĞLU
Laparoskopik varikoselektomi,
ilk defa tek trokar kullanılarak 1988 yılında yapılmış, 1990’da Sanchez de
Badajoz tarafından laparoskopik varis ligasyonu olarak ilk kez Journal of
Endourology’de yayınlanmıştır. Daha sonra bu teknik Donovan ve Winfield
tarafından 1992’de geliştirilmiştir. Bu işlem yeni gelişen video teknolojisi ve
laparoskopik aletler ile günümüzde daha da mükemmel hale getirilmiştir. (5, 8)
TANI. Varikosel’de birincil tanı yöntemi, fizik muayenedir.
Valsalva manevrası ile düşük dereceli varikosel bile sıklıkla fizik muayenede
saptanabilir. Termografi, ultrasonografi, Doppler ultrasonografi, venografi
gibi daha duyarlı olan diğer tanı metodlarıda mevcuttur. Ancak, yanlış
pozitiflik oranlarının daha fazla olmasından geniş kullanım alanı
bulamamışlardır. (5, 7)
ENDİKASYONLAR. Laparoskopik varikoselektomi, laparoskopik yöntemle
ameliyat yapmaya başlayan ürologlar ve asistanlar için tavsiye edilebilecek ilk
laparoskopik ameliyat yöntemlerinden biridir. (2, 6)
Palpe edilen
varikosel saptanan hastalarda, laparoskopik veya geleneksel yaklaşım seçimi
için aşağıdaki kriterlerin en az birinin bulunması gereklidir;
1-Gösterilebilir kadın faktörü
olmaksızın hamileliğin olmaması ve anormal spermiogram analizi gibi erkek
infertilitesi,
2-Adolesanda altı aydır devam
eden testis büyüme geriliği,
3-Başka intraskrotal patoloji
ile ilgili olmayan ağrı. (5, 7)
Laparoskopik
varikoselektomi hemen tüm hastalarda son derece kullanışlı olmakla birlikte
özellikle uzamış maniplasyon ve artmış yara enfeksiyonu olasılığı olan daha
uzun kesi gerektiren obezlerde tercih edilebilir. Bilateral varis ligasyonu
gerektiğinde; herni onarımı, kolesistektomi gibi birlikte laparoskopik işlem
yapılabilecek durumların varlığında; daha önce geçirilmiş yetersiz inguinal
varis ligasyonunda, sağ testisin doğuştan veya operasyonel olarak olmadığı
durumlarda yada hastanın kısa iyileşme süresi ve kozmetik kaygılar nedeniyle
laparoskopik yöntemle ameliyatı tercih etmesine bağlı olarakta bu yöntem
uygulanabilir. (5, 8, 9)
Umbilikal herni,
geçirilmiş abdominal cerrahi ve genel anestezi riskleri gibi göreceli
kontrendikasyonlarıda bulunmakla birlikte, bu durumlarda tecrübeli bir ekip,
uygun ekipman seçimi ve uygun ameliyat yöntemleri ile (örn. abdominal cerrahi
geçirmiş hastalarda Hassan kanülü ile ilk girişin yapılması) uygun yoğun bakım
şartlarında laparoskopik varikoselektomi yapılabilir. (5, 9)
AMELİYAT ÖNCESİ HAZIRLIK. Genel olarak genç erişkinler bu hasta grubunu
oluşturduklarından anestezi ve cerrahi için yaygın ameliyat öncesi
değerlendirmeler kullanılır. Tam bir genel değerlendirme ve rutin preanestezik
kontroller yapılır. Pulmoner çalışmalara özel önem verilir. Hidrasyon için
intravenöz mayi ve ameliyat öncesi antibiyotik verilmesi uygundur. Hastaya bu
aşamada barsak hazırlığıda yapılmalıdır. Operasyondan bir gün önce hastaya sulu
diyet verilmesi uygun olup operasyon günü sabahı; lavman uygulaması
yapılabilir. (1, 4, 5)
ANESTEZİ. Endotrakeal tüple genel anestezi tercih edilir.
İndüksiyon sonrası anesteziyolog gastrik dekompresyon için bir nasogastrik tüp
yerleştirebilir. Olgu sonlanmadan hemen önce nazogastrik tüp çekilebilir ancak
uzun süreli dekompresyon yapılması gereken olgularda tüp bir süre daha yerinde
tutulmalıdır. (1, 9)
POZİSYON. Ameliyatı yapacak olan operatör monitörü ve gaz
akımının sağlandığı karbondioksit insuflatör cihazını görebilmeli ve abdominal
basınç ile gaz akımını izleyebilmelidir. Ameliyat yapacak ekibin mönitörleri
rahat görebilmesi için monitörler ameliyat başlamadan ayarlanmalıdır. Ameliyat
sırasında hasta supin pozisyonunda yatar (Şekil – 1). Sağ el, uç kısmına pulse
oksimetre takılmış bir şekilde hastanın yanında uzatılırken sol el, anestezist
tarafından intravenöz giriş ve kan basıncı ölçümü için kullanılır. Bu durum
videoskopu kullanan asistan ve cerrah için daha kolay hareket olanağı sağlar.
Fiberoptik ışık kablosu ve gaz tüpü masanın baş kısmına, video monitörü
ameliyat yapan ekibin karşı tarafına, elektrokoter ve aspiratör, hemşire ve
alet masası (Mayo masası) ayak ucuna yerleştirilir. (5, 9)
Şekil
– 1 : Hasta pozisyonu ve Operasyon ekibinin yerleşimi,
O: Operatör, Aº: Birinci asistan, H: Hemşire, ºAº:
İkinci asistan.
AMELİYAT HAZIRLIĞI. Foley kateter konur ve karın cildi meme başlarından
skrotumda dahil olmak üzere simfizis pubise kadar gerektiğinde acil bir
laparotomi işlemi yapılacak şekilde, rutin yöntemle hazırlanır. (5, 9)
KESİLER. Hasta gösterildiği gibi supin pozisyonunda olacak
şekilde yatarsa 5 ve 10 mm’lik portların bu kombinasyonu yeterlidir (Şekil –
2).

Şekil – 2 : Varikoselektomi
için port yerleşim yerleri (X), Videoskop yerleşim yeri (--).
Her portun
boyutu kullanılan aletlere göre belirlenir. Genellikle, videoskop ve endoskopik
dikiş aletleriyle Hassan kanülü için 10 mm’lik portlar kullanılır. Tutucu
babcock klempi ve dissektörlerin boyutu, bu aletler için 5’ yada 10 mm’lik port
mu, kullanılacağını belirler. 5 mm’lik videoskop yeterli değilse daha büyük
portlar kullanılır. Standart videoskoplarla 10 mm’lik portlar kullanılmaktadır.
(4, 5, 6, 9)
Açık teknik kullanılarak (Hassan tekniği) yada
doğrudan Veress iğnesi ile girilerek işleme başlamak genelde operatörün
tercihine kalmışsa da, daha önce geçirilmiş abdominal cerrahi öyküsü mevcutsa,
sekonder laparoskopik işlem uygulanıyorsa yada hasta pediyatrik yaş grubunda
yer alıyorsa Açık (Hassan) tekniğinin uygulanması uygundur. (2)
Bu bölümde ayrı
ayrı her iki yöntemlede yaklaşım anlatılacaktır:
VERESS (KAPALI) TEKNİĞİ; Bir
çok abdominal laparoskopik işlemde ilk aşama intraperitoneal boşluğun CO2 gazı ile
insuflasyonu ve videoskopik sistemin uygulanmasıdır. Uygun pnömoperitonun
sağlanması için hastanın hafif Trendelenburg pozisyonunda olması faydalı olur.
Daha önceden batın operasyonu geçirmiş olan hastalarda genelde göbekten;
geçirilmiş laparotomilere bağlı kesi ve adhezyonu olan hastalarda epigastrik
damarlara hasar vermeyecek şekilde lateral yaklaşım daha uygun olmaktadır
(Şekil – 3).

Şekil – 3 : Alternatif port yerleşim yerleri.
1 cm’lik
vertikal veya transvers cilt kesisi yapılmalı ve karın ön duvarı, göbeğin her
iki tarafından operatör ve birinci asistanın birinci ve işaret parmakları yada
çamaşır pensi ile kaldırılmalıdır (Şekil – 4). Veress iğnesi operatör
tarafından bir kalem gibi tutulmalı linea alba ve peritonu geçerken
karakteristik his alınmalıdır (Şekil – 5).
Şekil
– 4 : Umbilikal kesi yeri. Şekil
– 5 : Veress iğnesinin yerleştirilmesi.
Veress
iğnesinin batın içinde olduğu kolayca serum fizyolojik ile irrige edilerek
anlaşılabilir (Şekil – 6). Aynı zamanda Veress iğnesinin içinde serum
fizyolojik varken karın ön duvarı kaldırılarak Veress iğnesi batın içine
ilerletilebilir. (9)

Şekil – 6 : Batın içine
yerleştirilen Veress iğnesinin serum fizyolojik ile kontrolü.
Eğer serbest akım
sağlanamazsa veya serum fizyolojik irrigasyonunda obstrüksiyon varsa Veress
iğnesi çıkartılıp yeniden yerleştirilmelidir. Veress iğnesi ile insuflasyonda,
irrigasyon veya yerleştirmede güçlükle karşılaşılırsa genelde umbilikal bölgede
Hassan-açık yaklaşımı daha emniyetli olacaktır. (9)
Karın tam olarak uygun
şekilde CO2 ile şişirildikten sonra Veress iğnesi çıkartılmalıdır. Umbilikus
çamaşır klempi ile kavrandıktan sonra 10 mm.lik trokar, yönü pelvise doğru
olacak şekilde dönme hareketiyle yerleştirilir (Şekil – 7). Eğer tek kullanımlık
trokar kullanılacaksa emniyet kılıfının kurulu olduğundan emin olunmalıdır.
Peritoneal boşluğa trokar ile girilirken karakteristik olan geçiş hissi
alınmalıdır. (6, 9)

Şekil – 7 : Tek kullanımlık trokarın peritoneal boşluğa yerleştirilmesi.
HASSAN (AÇIK) TEKNİĞİ; Operatörün
kör olarak girilen diğer yönteme göre karın içine giriş yerinde, periton
altındaki olası patolojileri doğrudan görüş altında tutarak oluşabilecek
komplikasyonlardan daha kolay sakınabileceği bu tekniği, daha tercih edilen bir
hale getirmektedir. Bu teknik karnın herhangi bir kadranından girebilmek için
kullanılabilirse de sıklıkla umbilikusun; merkezi, üstü ve sıklıkla altı
kullanılır (Şekil – 8). Girişim yeri operatörün tercihine göre veya geçirilmiş
ameliyatlara ait yapışıklıklara bağlı olarak seçilir. Umbilikusun hemen
üstünden veya altından yaklaşık 10-12 mm uzunluğunda bir vertikal veya
transvers; hemen umbilikusun iç kenarından açıklığı yukarı bakacak şekilde
semisürküler cilt kesisi yapılır (Şekil – 9).

Şekil – 8 : Hassan tekniğinde umbilikal giriş yerleri. Şekil – 9 : Hassan portu için cilt kesisinin yapılışı.
Kelly klempi
veya işaret parmaklarının künt diseksiyonu ile subkutan yağ ve diğer dokular
disseke edilir (Şekil – 10). Linea alba fark edildikten sonra, her iki taraftan
hemostat klemler yardımıyla kavranır. Linea alba asılarak fasyaya 10 mm’lik
vertikal kesi yapılır. Hemostatlar yardımıyla disseksiyona devam edilerek
peritona ulaşılır ve her iki taraftada hemostatlar yerleştirilerek kavranır
(Şekil – 11). Periton asıldıktan sonra bistüri yardımıyla açılabilir. Periton
boşluğunun reflesi görüldükten sonra her iki kenara dikiş konmalıdır. Bu
dikişler hem peritonu hem de linea albayı içine alır ve daha sonra Hassan
portunun emniyeti olarak kullanılır. (4, 6, 9)

Şekil – 10 : Linea albanın asılarak kesilmesi. Şekil – 11
: Linea albada ki askı sütürleri.
Bundan
sonraki aşamada periton içi alana tam olarak girildiğinden emin olunmalıdır.
Operatör açıklığı beşinci parmağının yardımıyla kontrol etmelidir (Şekil – 12).
Bu manevra, mevcut deliğin port için yeterli olup olmadığını anlamaya ve
operatörün bölgeyi palpe etmesine yardımcı olacaktır. Genelde peritoneal boşluk
serbesttir ancak bazen omental yapışıklıklar olabilir, bunlar giderilmelidir.
Hassan portunun ucu yuvarlatılmış kör uçlu obturator kısmı batına
yerleştirilir. Port üzerindeki spiral kenarlara fasyadan geçirilmiş olan
dikişler bağlanarak gaz kaçakları önlenebilir (Şekil – 13). Takiben obturator
çıkartıldıktan sonra CO2 getiren hortum port üzerindeki yerine bağlanarak
musluğu açılır. (9)